<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık Haberleri ltdance.com</title>
	<atom:link href="http://www.ltdance.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ltdance.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Apr 2012 07:44:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Alemin Kıralı</title>
		<link>http://www.ltdance.com/alemin-kirali</link>
		<comments>http://www.ltdance.com/alemin-kirali#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Apr 2012 07:44:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alemin]]></category>
		<category><![CDATA[Kıralı]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Dayak bu kez karakolda bitti Bir televizyon kanalında yayınlanan “Alemin Kıralı” dizisinde eşini sürekli döven Kubat karakteriyle tanınan BKM oyuncusu Metin Yıldız, eşi Elvan Yıldız’ı dövdüğü iddiasıyla geceyi polis merkezinde geçirdi Eşi Elvan Yıldız’ı daha önce dövdüğü gerekçesiyle boşanacakları ileri sürülen Metin Yıldız, iddiaya göre, eşi Elvan Yıldız ile birlikte balıkçı lokantasında içki içti. Siyavuşpaşa<a href="http://www.ltdance.com/alemin-kirali"> <br /><br /> (Read More...)</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dayak bu kez karakolda bitti<br />
Bir televizyon kanalında yayınlanan “Alemin Kıralı” dizisinde eşini sürekli döven Kubat karakteriyle tanınan BKM oyuncusu Metin Yıldız, eşi Elvan Yıldız’ı dövdüğü iddiasıyla geceyi polis merkezinde geçirdi</p>
<p><span id="more-96"></span> Eşi Elvan Yıldız’ı daha önce dövdüğü gerekçesiyle boşanacakları ileri sürülen Metin Yıldız, iddiaya göre, eşi Elvan Yıldız ile birlikte balıkçı lokantasında içki içti. Siyavuşpaşa Sarmaşık Sokak üzerinde evlerine dönen Yıldız çifti, saat 03.00 sıralarında henüz bilinmeyen bir nedenden dolayı tartışmaya başladı.<br />
 Kavgaya dönüşen tartışmada Metin Yıldız eşi Elvan Yıldız’a yumruk attı. Elvan Yıldız’ın çığlıkları üzerine komşuları durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis Metin ve Elvan Yıldız’ı şikâyetçi oldukları gerekçesiyle Bahçelievler Polis Merkezi’ne getirdi.</p>
<p><!--more--><br />
Şişlikler dikkat çekti<br />
 Polislere dövüldüğünü söyleyen Elvan Yıldız, darp raporu alınmak üzere Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü. Burada yapılan sağlık kontrolünün ardından Elvan Yıldız, polis merkezinde ifade verdi. Eliyle yüzünü gizlemeye çalışan Elvan Yıldız’ın yüzündeki şişlikler dikkatleri çekti.<br />
 Elvan Yıldız, basın mensuplarının sorularına yanıt vermeyerek polis otomobiliyle evine gitti. İfadede veren Metin Yıldız çıkışta, “Ben polis çocuğuyum. Ziyarete geldim” dedi. Metin Yıldız, basın mensuplarının “Eşinizi dövdüğünüz iddia ediliyor” sorusuna ise cevap vermedi. Yıldız çiftinin ifadelerinde birbirlerinden şikâyetçi oldukları öğrenildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ltdance.com/alemin-kirali/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>lazerle bel fıtığı tedavisi 20 kişiyi yatağa mahkûm etti</title>
		<link>http://www.ltdance.com/lazerle-bel-fitigi-tedavisi-20-kisiyi-yataga-mahkm-etti</link>
		<comments>http://www.ltdance.com/lazerle-bel-fitigi-tedavisi-20-kisiyi-yataga-mahkm-etti#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Apr 2012 05:00:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[20]]></category>
		<category><![CDATA[bel]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[kişiyi]]></category>
		<category><![CDATA[lazerle]]></category>
		<category><![CDATA[mahkûm]]></category>
		<category><![CDATA[tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[yatağa]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Lazerle tedavi yatağa mahkûm etti Gaziantep&#8217;te özel bir hastanede yapılan lazerle bel fıtığı tedavisi 20 kişiyi yatağa mahkûm etti Gaziantep&#8217;te özel bir hastanede yapılan bel fıtığı ameliyatları, 20 hastanın hayatını kararttı. Hastanede ocak ayı boyunca lazer ile yapılan bel fıtığı ameliyatlarında, hastaların sinir ve kemik dokularının yandığı tespit edildi. Hasta ve hasta yakınlarına yapılan açıklamada,<a href="http://www.ltdance.com/lazerle-bel-fitigi-tedavisi-20-kisiyi-yataga-mahkm-etti"> <br /><br /> (Read More...)</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lazerle tedavi yatağa mahkûm etti</p>
<p>Gaziantep&rsquo;te özel bir hastanede yapılan lazerle bel fıtığı tedavisi 20 kişiyi yatağa mahkûm etti</p>
<p><span id="more-95"></span>Gaziantep&rsquo;te özel bir hastanede yapılan bel fıtığı ameliyatları, 20 hastanın hayatını kararttı. Hastanede ocak ayı boyunca lazer ile yapılan bel fıtığı ameliyatlarında, hastaların sinir ve kemik dokularının yandığı tespit edildi.</p>
<p> Hasta ve hasta yakınlarına yapılan açıklamada, cihaz bozuk olduğu için tedavi sırasında fazla ışın kullanıldığı söylendi.</p>
<p><!--more--> Ayrıca iddiaya göre hastane olayı örtbas etmek için hastaları bir ay süreyle taburcu etmedi.</p>
<p> Yanlış tedavi mağdurlarından biri olan 22 yaşındaki Mehmet Kızgın, bacağında hafif ağrı ve uyuşma şikâyetiyle gittiği hastaneden yatağa bağlı olarak çıktı.</p>
<p><!--more--> Mehmet Kızgın yaşadıklarını, “Doktor bana, ‘Sana bir kıyak yapayım, lazer tedavisi yapayım, fıtığını küçülteyim’ dedi. O tedaviden sonra belimde şiddetli şekilde kramp ve ağrı oldu, yataktan kalkamıyorum” sözleriyle anlattı.</p>
<p> Mehmet Kızgın, lazer tedavisi sonrası iki kez fıtık ameliyatı oldu. “Antibiyotik tedavisi bir yıl sürecekmiş ağrılarınız olur diyorlar, bazıları ömür boyu olacağını da söylüyor ama inşallah öyle bir şeyi olmaz” diyen Kızgın, üniversite eğitimine de ara vermek zorunda kaldı.</p>
<p><!--more--> Mehmet Kızgın’ın annesi Dursun Kızgın ise tepkisini,“Doktor bize ‘hiçbir şey olmaz’ dedi, biz de yaptırdık sonra yatağa düştü, o gün bugündür yatakta” sözleriyle dile getirdi.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirdiği 3 kişilik heyet olayla ilgili inceleme yapıyor. 11 hasta hastaneyle ilgili dava açtı. Olayla ilgili adli soruşturma ise devam ediyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ltdance.com/lazerle-bel-fitigi-tedavisi-20-kisiyi-yataga-mahkm-etti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cüzzam yeniden hortladı</title>
		<link>http://www.ltdance.com/cuzzam-yeniden-hortladi</link>
		<comments>http://www.ltdance.com/cuzzam-yeniden-hortladi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 07:05:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cüzzam]]></category>
		<category><![CDATA[hortladı]]></category>
		<category><![CDATA[yeniden]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de cüzzam yeniden hortladı Türkiye&#8217;de bir sağlık problemi olmaktan çıkan cüzzama yeniden rastlandı. “Kökü kazındı” denilen hastalığın yeni vakalarının nasıl oluştuğu ise bilinmiyor Dünya Sağlık Örgütü, 1991 yılında ortadan kalktığı ilan edilen cüzzam hastalığından Batı Pasifik’te yılda 5 bin yeni vaka rapor edildiğini bildirerek ülkeleri uyarırken, cüzzamı bir halk sağlığı problemi olmaktan çıkaran Türkiye’de de<a href="http://www.ltdance.com/cuzzam-yeniden-hortladi"> <br /><br /> (Read More...)</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&rsquo;de cüzzam yeniden hortladı</p>
<p>Türkiye&rsquo;de bir sağlık problemi olmaktan çıkan cüzzama yeniden rastlandı. “Kökü kazındı” denilen hastalığın yeni vakalarının nasıl oluştuğu ise bilinmiyor</p>
<p><span id="more-94"></span> Dünya Sağlık Örgütü, 1991 yılında ortadan kalktığı ilan edilen cüzzam hastalığından Batı Pasifik’te yılda 5 bin yeni vaka rapor edildiğini bildirerek ülkeleri uyarırken, cüzzamı bir halk sağlığı problemi olmaktan çıkaran Türkiye’de de yeni vakalar görülmeye başlandı. </p>
<p> 2002’den bu yana yeni vaka görülmezken, 2010 yılında 8, 2011’de 3, bu yılın ilk üç ayında da 3 hasta hastanelere başvurdu.</p>
<p><!--more-->HAMİLEDE ÇIKTI</p>
<p> Teşhisi yapılan son vakalardan birinin 19 yaşında ve 3.5 aylık hamile olması, doktorları şaşırttığı gibi çaresiz de bıraktı. Yeni vakanın teşhisi de, 80 yaşındaki H.S. isimli vatandaşın, vücudunda döküntü ve his kaybı nedeniyle hastaneye kaldırılması sonucu yapıldı. Van’da yaşayan H.S., cüzzam şüphesiyle Türkiye’deki tek cüzzam hastanesi olan İstanbul Lepra ve Zührevi Hastalıklar Hastanesi’ne gönderildi. Hastane, H.S.’nin yakınlarını taramadan geçirdi. Lepra basili, yalnızca 19 yaşındaki hamile A.G.’de bulundu. A.G.’nin ailesinin, yıllardır muhtaç ve kimsesiz olan yaşlı adama baktığı, hastalığın bu şekilde genç kadına bulaştığı anlaşıldı. Doktorlara göre A.G., muhtemelen hastalığı 5-10 yaşlarında aldı. Lepra basilinin kuluçka dönemi 2 ila 25 yıl sürebiliyor.</p>
<p><!--more-->BEBEK KURTULACAK</p>
<p> H.S. tedavi altına alınırken, hamile olduğu için A.G.’yle ilgili tedaviye başlanmadı. İlaçlar nedeniyle reaksiyona giren hastalara kortizon vermek zorunda kalındığı, bu yüzden bebeğin zarar göreceği belirtildi. Hastalık anne karnında bulaşmıyor, ancak emzirmeyle bulaşabiliyor. Tedavi için doğumun beklenmesine karar verildi. Tek sorun, annenin bebeğini 6 ay boyunca emziremeyecek olması.</p>
<p><!--more-->Cüzzam nedir?</p>
<p> Halk arasında cüzzam olarak bilinen lepra mikrobu, çevresel sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyen bulaşıcı bir hastalık. Herkese bulaşmaz. Birçok kişide soydan gelen bağışıklık bulunuyor. Bağışıklığı olmayanlar, cüzzamlı bir hastayla uzun süreli ve yakın temasla hastalığı kapabiliyorlar. Tanı koyulduğunda tedavisi kesin olarak yapılıyor.</p>
<p><!--more-->TÜRKAN HOCA BİTİRMİŞTİ</p>
<p>Cüzzamla mücadele, Türkiye’de Prof. Dr. Türkan Saylan’ın arkadaşlarıyla 1976’da Cüzzamla Savaş Derneği’ni kurmasıyla büyük ivme kazandı. İstanbul Lepra Hastanesi’nin kurulmasına da öncülük eden Prof. Saylan, 2009’da ölünce hastane kapatılmak istendi. Ama hukuki mücadele sonucunda yeniden eski kimliğine kavuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ltdance.com/cuzzam-yeniden-hortladi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>45 yaş üstündeki herkes Glokom&#8217;a Dikkat</title>
		<link>http://www.ltdance.com/45-yas-ustundeki-herkes-glokoma-dikkat</link>
		<comments>http://www.ltdance.com/45-yas-ustundeki-herkes-glokoma-dikkat#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2012 07:01:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[45]]></category>
		<category><![CDATA[herkes]]></category>
		<category><![CDATA[Mahsun]]></category>
		<category><![CDATA[üstündeki]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Glokom hayatınızı karartmasın Glokom, körlükle sonuçlanabilen önemli bir göz hastalığı. 45 yaş üstündeki herkes, göz tansiyonu olarak da bilinen glokom açısından risk altında 11–17 Mart tarihleri arasında kutlanan Dünya Glokom Haftası kapsamında ortak bir açıklama yapan Türk Oftamoloji Derneği ve ilaç firması MSD, glokom hastalığının tehlikeleri ve tedavi yöntemlerine dikkat çekti. Türk Oftalmoloji Derneği Başkanı<a href="http://www.ltdance.com/45-yas-ustundeki-herkes-glokoma-dikkat"> <br /><br /> (Read More...)</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Glokom hayatınızı karartmasın</p>
<p>Glokom, körlükle sonuçlanabilen önemli bir göz hastalığı. 45 yaş üstündeki herkes, göz tansiyonu olarak da bilinen glokom açısından risk altında</p>
<p><span id="more-93"></span> 11–17 Mart tarihleri arasında kutlanan Dünya Glokom Haftası kapsamında ortak bir açıklama yapan Türk Oftamoloji Derneği ve ilaç firması MSD, glokom hastalığının tehlikeleri ve tedavi yöntemlerine dikkat çekti.</p>
<p> Türk Oftalmoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. İhsan Öge, halk arasında “karasu” ve “göz tansiyonu” olarak bilinen glokomun, körlükle sonuçlanabilen önemli bir göz hastalığı olduğunu belirterek, “Glokom, gördüklerimizi beynimize ulaştıran optik sinirin (görme siniri) bir hastalığıdır. Yükselmiş göz içi basıncı görme sinirine baskı yapar ve sinir liflerinin hasar görmesine neden olur” dedi.</p>
<p><!--more--> Göz içi basıncı yüksek olan insanların glokom açısından risk altında olduğunu ve her yaştan insanın, glokom hastası olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Öge, 45 yaş üstündekilerde riskin arttığını belirtti.</p>
<p> Prof. Dr. Öge, glokomun diğer önemli risk faktörleri olarak, aile öyküsü, şeker hastalığı, göz yaralanmaları, miyopi, düşük tansiyon, retina hastalıkları, migren ve diğer hastalıklar olabileceğini söyledi. Öge &quot;Pek çok hastalıkta olduğu gibi, glokomda da erken teşhis ve daha sonra uygulanacak tedavinin başarısı, hastanın yaşam kalitesi açısından hayati önem taşımaktadır. Gözleriyle ilgili herhangi bir problemleri olmasa bile 40 yaş üstü herkesin yıllık göz kontrollerini yaptırmalarını mutlaka öneriyoruz” dedi. </p>
<p><!--more-->GENETİK GEÇİŞ ÖNEMLİ</p>
<p> Ailede glokom öyküsü olanlarda bu yaş sınırının 25 olacağını ve glokom hastalığında, hastanın tedaviye uyumunun, başarı için esas olduğunu vurgulayan Öge, dünya üzerinde körlüğün ikinci sebebi olarak gösterilen glokomun erken teşhis ve tedavi ile önlenebilir bir hastalık olduğuna da dikkat çekti.</p>
<p><!--more--> Glokom dünya genelinde 60 milyonu aşkın insanı etkiliyor ve 2020 yılında bu rakamın 79 milyonun üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ltdance.com/45-yas-ustundeki-herkes-glokoma-dikkat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖMRÜ ORTALAMA 8 YIL KISALTIYOR</title>
		<link>http://www.ltdance.com/omru-ortalama-8-yil-kisaltiyor</link>
		<comments>http://www.ltdance.com/omru-ortalama-8-yil-kisaltiyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 04:55:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[8]]></category>
		<category><![CDATA[KISALTIYOR]]></category>
		<category><![CDATA[ÖMRÜ]]></category>
		<category><![CDATA[ORTALAMA]]></category>
		<category><![CDATA[YIL]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[İlk adım sigaradan kurtulmak Dünyada her yıl 12,7 milyon kişinin yakalandığı kanserde en önemli etken sigara olarak gösteriliyor. Akciğer kanserlerinin yüzde 90&#8217;ı sigarayla bağlantılı. Sigara içmeyenlere göre risk 15-20 kat daha fazla Dünya genelinde her yıl 12,7 milyon kişinin yakalandığı ve her yıl 7,6 milyon kişinin yaşamını yitirdiği kanserde, en büyük düşman sigara olarak gösteriliyor.<a href="http://www.ltdance.com/omru-ortalama-8-yil-kisaltiyor"> <br /><br /> (Read More...)</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlk adım sigaradan kurtulmak</p>
<p>Dünyada her yıl 12,7 milyon kişinin yakalandığı kanserde en önemli etken sigara olarak gösteriliyor. Akciğer kanserlerinin yüzde 90&rsquo;ı sigarayla bağlantılı. Sigara içmeyenlere göre risk 15-20 kat daha fazla</p>
<p><span id="more-92"></span> Dünya genelinde her yıl 12,7 milyon kişinin yakalandığı ve her yıl 7,6 milyon kişinin yaşamını yitirdiği kanserde, en büyük düşman sigara olarak gösteriliyor.</p>
<p>Bilim insanları, dumanıyla şifa değil, ölüm solunan sigarayı başka akciğer kanseri olmak üzere birçok kanserin oluşmasında en etkili faktör olarak gösterirken, Sağlık Bakanlığı da kapalı alanlarda sigara içilmesini yasaklayan yasal düzenlemelere imza atıyor ve sigara ile mücadele kapsamında önemli atılımlar yapıyor.</p>
<p><!--more--> Bakanlıktan alınan bilgiye göre, Sağlık Bakanlığı 27 Ekim 2010&rsquo;da 24 saat esaslı olarak faaliyete geçen &rsquo;&rsquo;Alo Sigara Bırakma Danışma Hattı&rsquo;&rsquo;na başvuran yaklaşık 2,6 milyon kişiye sağlıklı bir hayatın önünü açtı. İllerde faaliyet gösteren sigara bırakma polikliniklerine 2009&rsquo;da 35 bin başvuru olurken, 2011 yılında bu sayı 641 bin 400&rsquo;e çıktı.</p>
<p>Türkiye&rsquo;de sigara bırakma tedavilerinde kullanılan ilaçlar, henüz geri ödeme kapsamında alınmadı. Sağlık Bakanlığı, sigara bırakma faaliyetlerini desteklemek amacıyla sigara bırakma tedavilerinde kullanılan ilaçları satın alarak, uygun görülen 250 bin sigara bağımlısının tedavisinde kullanılmak üzere sigara bırakma polikliniklerince ücretsiz dağıttı.</p>
<p><!--more--> Sayısı 123 olan ve 2015&rsquo;e kadar 280&rsquo;e çıkartılması öngörülen Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezlerinde de erken teşhis konusunda kadınlarda meme taramalarında ve rahim ağzı kanserleriyle; kadın ve erkeklerde de kolon-bağırsak kanseriyle ilgili ücretsiz testler yapılıyor. Son 3 yılda KETEM&rsquo;lerde yapılan taramalar sayesinde meme kanserinden bin 500 kadın kurtarılırken, yaklaşık 5-6 bin rahim ağzı kanseri de erken teşhis edilerek yok edildi.</p>
<p>ÖMRÜ ORTALAMA 8 YIL KISALTIYOR</p>
<p><!--more-->Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, 1-7 Nisan Kanserle Savaş Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, sigaranın 30&rsquo;a yakın hastalık için ciddi risk faktörü olduğunu, sigaranın dumanında gaz halinde bulunan karbon monoksitin hücrelerin kandaki oksijeni kullanmasını engelleyerek, tüm organların çalışmasına zarar verdiğini söyledi.</p>
<p> Sigara içenlerde ağız içi, diş eti, dil ve bademcik kanserlerinin sigara içmeyenlere göre 3-33 kat daha fazla görüldüğüne dikkati çeken Çelik, şu bilgiyi verdi:</p>
<p><!--more--> &rsquo;&rsquo;Sigara, solunum yollarını örten hücreleri ve koruyucu yapıyı bozarak akciğerlerin her türlü zarara açık hale gelmesine yol açar. Kronik akciğer hastalıklarının yüzde 80-90 sorumlusu sigaradır. Sigara içenlerde kronik bronşit, amfizem gibi hastalıklardan ölüm oranı, sigara içmeyenlere göre 2,5 kat fazladır. Akciğer kanserlerinin yüzde 90&rsquo;ı sigarayla ilgili olup, sigara içmeyenlere göre riskleri 15-20 kat yüksektir. Sigara içen kişiler, içmeyenlere göre ortalama 8 yıl daha erken ölmektedirler.&rsquo;&rsquo;</p>
<p> Çelik, sigaranın damar sertliği gelişmesini kolaylaştırdığını, koroner arter hastalığı gelişiminde en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu, kalbin oksijen tüketimini artırdığını ve damarlarda büzülmelere neden olduğunu, ağız içi, diş eti kanserlerinin görülmesinde etkili olduğunu, yemek borusu kanseri için önemli risk faktörü olduğunu vurguladı. Sigaranın mide salgısını artırdığını, mide ülseri ve mide kanseri gelişmesini de kolaylaştırdığını ifade eden Çelik, şöyle devam etti:</p>
<p><!--more-->TÜM SİSTEMİ ETKİLİYOR</p>
<p> &rsquo;&rsquo;İdrar kesesi ve pankreas kanseri sigara içenlerde, içmeyenlere göre 2 kat daha fazla görülmektedir. Böbrek kanserleri 5 kat daha fazladır. Sigara ejekülasyon miktarını ve spermlerin hareket yeteneğini azaltır. Cinsiyet hormonlarının da salgılanışını bozarak, cinsel isteğin ve gücün azalmasına yol açar. Sigara içenlerde prostat kanseri de içmeyenlere göre 2 kat fazla görülmektedir. Sigara kadınlarda da istenmeyen düşüklere, erken ve düşük kilolu bebek doğumlarına, ölü doğumlara ve erken menopoza yol açar. Ayrıca ses kısıklığına, ses kalınlaşmasına ve cilt damarlarının daralmasına bağlı cilt kurumalarına yol açarak cinsel yaşantılarını olumsuz yönde etkilemektedir. Sigara içen kadınlarda rahim ağzı kanserleri de yaklaşık 20 kat fazla görülmektedir. Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda sigara içimi de eklenirse kalp-damar hastalıkları içmeyenlere göre 2 kat fazla görülmektedir.&rsquo;&rsquo;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ltdance.com/omru-ortalama-8-yil-kisaltiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>6 yaşından küçüklere öksürük şurubu yok</title>
		<link>http://www.ltdance.com/6-yasindan-kucuklere-oksuruk-surubu-yok</link>
		<comments>http://www.ltdance.com/6-yasindan-kucuklere-oksuruk-surubu-yok#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Mar 2012 03:58:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[6]]></category>
		<category><![CDATA[küçüklere]]></category>
		<category><![CDATA[öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[şurubu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşından]]></category>
		<category><![CDATA[yok]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[6 yaş altına öksürük şurubu yasak Dünyada etkisi tartışılan ve ciddi hastalıkları perdelediği belirtilen öksürük şurupları Belçika&#8217;da 6 yaş altı için yasaklandı. Türk doktorlar da Boğmaca dışındaki hiçbir vakada kullanılmaması gerektiğini söylüyor Dünyada öksürük şurupları tartışılmaya başlandı. Belçika hükümeti yeni aldığı kararda çocuktaki ciddi hastalıkları perdelediği ve yaşam kalitesine herhangi bir katkısı da bulunmadığı için<a href="http://www.ltdance.com/6-yasindan-kucuklere-oksuruk-surubu-yok"> <br /><br /> (Read More...)</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>6 yaş altına öksürük şurubu yasak</p>
<p>Dünyada etkisi tartışılan ve ciddi hastalıkları perdelediği belirtilen öksürük şurupları Belçika&rsquo;da 6 yaş altı için yasaklandı. Türk doktorlar da Boğmaca dışındaki hiçbir vakada kullanılmaması gerektiğini söylüyor</p>
<p><span id="more-91"></span> Dünyada öksürük şurupları tartışılmaya başlandı. Belçika hükümeti yeni aldığı kararda çocuktaki ciddi hastalıkları perdelediği ve yaşam kalitesine herhangi bir katkısı da bulunmadığı için 6 yaş altındaki çocukların reçetelerine öksürük şuruplarının yazılmasını yasakladı. Sabah’ın haberine göre Türk doktorlar da artık öksürük şuruplarını kolay kolay reçetelerine yazmadıklarını söylüyor. Türk doktorların bu konudaki görüşleri şöyle:</p>
<p>PROF. CANBERK: KARAR DOĞRUDUR</p>
<p><!--more--> Prof. Dr. Aykan Canberk/ İstanbul Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi: Çoğu öksürük şurubunda dextromethorphan gibi balgam söktürücü fakat aynı zamanda kişide uyku eğilimi yaratan katkı maddesi var. Fenilpropanolamin ve türevleri gibi boğazda ve burunda ödem giderici, sempatik sistemi etkileyebilen katkı maddesi var. Bu da küçük çocukta çarpıntı, terleme, huzursuzluk, uykusuzluk gibi yan etkilere sebep oluyor. Bazı şuruplara ise öksürük refleksini azaltmak, gıcıktan koruyarak öksürük krizlerini önlemek amacıyla kodein katılmıştır. Ancak boğmaca dışında kullanılması sorunlar yaratabilir. Bu karar çok doğru bir karardır. Çocukların olduğu kadar koroner kalp hastalığı, hipertansiyon ve şeker hastalığı olan yetişkinlerin de bu ilaçları kullanmamaları gerekiyor.</p>
<p>PROF. NAYIR: İÇLERİNDE 12 ETKEN MADDE VAR</p>
<p><!--more--> Prof. Dr. Ahmet Nayır/ İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı: 18 ayın altındaki çocuklara, gripte öksürük şurubu verilmez. Bu şuruplarında adrenalin türevleri etken maddeler var. Ailenin zorlamasıyla yazıyorduk. Belli bir dönem ödemi kurutuyor. Ama ilaçların içinde 12 tane etken madde olması önerilen bir şey değil. Ağrı kesici, ateş düşürücü, antihistamikler gibi&#8230; Vitamin, parasetamol ve istirahat vermek zaten yeterli. Gribi ilaçlarla değil; burun damlası, buğu, ateş düşürücü ile kesmek lazım.</p>
<p>PROF. MOCAN: BEYNİ ETKİLİYOR</p>
<p><!--more--> Prof. Dr. Hilal Mocan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı: Öksürük şurubu beyin üzerinde etkili olur. Öksürük doğal bir şeydir. Öksürük şuruplarının bir çeşidi beyin üzerinde etkili olur. Diğeri de balgamı parçalayıp artırır. Çocukta koyu renkli balgam varsa, şurup günde 1-3 kez olacak şekilde balgamı yumuşatma şeklinde kullanılabilir. Biz buna balgam söktürücü diyoruz. Bu, balgamın akciğere çökerek bataklık yapma riskini azaltır. 5-10 gün ilaç kullanmak iyi değil. Şimdi doğal maddelerden oluşan şuruplar var. Bunlar kullanılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ltdance.com/6-yasindan-kucuklere-oksuruk-surubu-yok/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adliye lojmanları önünde şüpheli bavul</title>
		<link>http://www.ltdance.com/adliye-lojmanlari-onunde-supheli-bavul</link>
		<comments>http://www.ltdance.com/adliye-lojmanlari-onunde-supheli-bavul#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Mar 2012 12:04:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Adliye]]></category>
		<category><![CDATA[bavul]]></category>
		<category><![CDATA[lojmanları]]></category>
		<category><![CDATA[önünde]]></category>
		<category><![CDATA[şüpheli]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Adliye lojmanları önünde şüpheli paket paniği Sivas&#8217;ta gece saaatlerinde Adliye lojmanları önünde bulunan telefon kulübelerinin yanına bırakılan şüpheli bavul, paniğe neden oldu Bomba imha uzmanları tarafından fünye ile patlatılan kumanya bavulunun içerisinden yemek şirketine ait olduğu öğrenilen tabildot çıktı. Mevlana Mahallesi Mevlana Caddesinde, gece saat 23.00 sıralarında telefon kulübeleri yanına bırakılan şüpheli paket paniğe neden<a href="http://www.ltdance.com/adliye-lojmanlari-onunde-supheli-bavul"> <br /><br /> (Read More...)</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adliye lojmanları önünde şüpheli paket paniği</p>
<p>Sivas&rsquo;ta gece saaatlerinde Adliye lojmanları önünde bulunan telefon kulübelerinin yanına bırakılan şüpheli bavul, paniğe neden oldu</p>
<p><span id="more-90"></span> Bomba imha uzmanları tarafından fünye ile patlatılan kumanya bavulunun içerisinden yemek şirketine ait olduğu öğrenilen tabildot çıktı.</p>
<p>Mevlana Mahallesi Mevlana Caddesinde, gece saat 23.00 sıralarında telefon kulübeleri yanına bırakılan şüpheli paket paniğe neden oldu. Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine giden polis ekipleri, çevrede güvenlik önlemi aldı. Özel kıyafetli bomba imha uzmanı, şüpheli paketi uzaktan kumandalı fünye ile patlattı. Kumanya bavulunun içinden tabildot çıkarken, polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı.</p>
<p><!--more--> Şüpheli paket ihbarının polis ekiplerine ulaşmasının ardından olay yerine gelen İl Emniyet Müdürü Ahmet Kemal Seyhan, şüpheli paketin fünye ile patlatılmasını izledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ltdance.com/adliye-lojmanlari-onunde-supheli-bavul/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Argan yağının mucizeleri</title>
		<link>http://www.ltdance.com/argan-yaginin-mucizeleri</link>
		<comments>http://www.ltdance.com/argan-yaginin-mucizeleri#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 05:04:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Argan]]></category>
		<category><![CDATA[mucizeleri]]></category>
		<category><![CDATA[yağının]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Argan yağı kullanımının püf noktaları Biyolog-Kozmetolog Pervin Bulgak, son günlerde popüler olan argan yağının mucizelerinden faydalanmak isteyenlere; yüz, vücut, saç ve tırnak için faydaları yanında en iyi etkiyi almak için nasıl kullanılması gerektiğinin püf noktalarını veriyor… Argan Yağının Cilt İçin Faydaları : • Kırışıklıkları azaltarak cildinizin sıklaşmasını sağlar. • Sivilce tedavisinde oldukça etkilidir. • Cildinizin<a href="http://www.ltdance.com/argan-yaginin-mucizeleri"> <br /><br /> (Read More...)</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Argan yağı kullanımının püf noktaları<br />
Biyolog-Kozmetolog Pervin Bulgak, son günlerde popüler olan argan yağının mucizelerinden faydalanmak isteyenlere; yüz, vücut, saç ve tırnak için faydaları yanında en iyi etkiyi almak için nasıl kullanılması gerektiğinin püf noktalarını veriyor…</p>
<p>Argan Yağının Cilt İçin Faydaları :<br />
<span id="more-89"></span><br />
•         Kırışıklıkları azaltarak cildinizin sıklaşmasını sağlar.<br />
•         Sivilce tedavisinde oldukça etkilidir.<br />
•         Cildinizin yumuşamasına yardımcı olur.<br />
<!--more-->•         Güneş(UHV zararlı ışınları), sigara, stres, çevre kirliliğinin olumsuz etkilerini ortadan kaldırarak hücrelerin yenilenmesini sağlayarak cildinizi canlandırır.<br />
•         Ciltteki tahriş ve iltihaplanmayı azaltabilir.<br />
•         Göz altı kırışıklıklarında etkilidir.<br />
•         Hamilelik çatlaklarının önenmesinde faydalıdır.<br />
<!--more-->•         Hem kuru hem de yağlı ciltler için kullanıma uygundur.</p>
<p>Yüz İçin Nasıl Kullanılmalı?:</p>
<p><!--more--><br />
Argan yağının daha fazla etki göstermesi için yüzünüze sürmeden önce temizlemeniz şarttır. Temizlemiş olduğunuz yüzünüze sadece birkaç damla uygulamak yeterli olacaktır. Argan Yağı gün içinde ya da gece yatmadan önce yüze uygulanabilir. Parmağınızın ucuna birkaç damla Argan Yağı damlatın ve parmaklarınızı birbirine sürterek yağın biraz ısınmasını sağlayın. Parmaklarınızla tüm yüz bölgenize nazikçe masaj yaparak Argan Yağını yüzünüze uygulayın. Yağ çabucak cildinize nüfuz edecek ve cildinizin canlandığını göreceksiniz.</p>
<p><!--more-->Vücut için Nasıl Kullanılmalı?:</p>
<p>Argan Yağı masaj içinde son derece uygun bir üründür. Tercihen duştan sonra temiz vücuda avuç içinde ısıtılarak uygulanması et etkili sonuçları verir. Vücut tarafından kolayca emilmektedir ve diğer yağlarda olduğu gibi yapışkan bir formda değildir, bu nedenle masaj sonrası tekrar duş alınması gerekmemektedir.<br />
<!--more--> </p>
<p>Argan Yağının Saç İçin Faydaları<br />
•         Yıpranmış ve donuklaşmış saçlarda parlaklık sağlar.<br />
<!--more-->•         Saç kırıklarının oluşmasını önler.<br />
•         Saçları besler.</p>
<p><!--more--> Saç İçin Nasıl Kullanılmalı?:</p>
<p>Saçınıza kafa deriniz ıslanacağı kadar Argan Yağı uygulayın. Kafa derinize yavaş hareketlerle masaj yapın. Saçınızı ılık bir havluyla örtün ve 30 dakika boyunca böyle bekleyin. Daha sonra saçınızı yıkayın.<br />
<!--more--><br />
Argan Yağının Tırnak İçin Faydaları</p>
<p>•   Kırılgan tırnak yapısını güçlendirir.<br />
<!--more--><br />
Tırnaklar İçin Nasıl Kullanılmalı?:<br />
 Limonu sıkın ve çıkan suyuna eşit miktarda olacak kadar  Argan Yağı koyarak bir karışım elde edin. Bu karışımın içinde 15 dakika boyunca parmak uçlarınızı bekletin. Tırnaklarınızın sağlıklı bir biçimde kalması için haftada 1 kere bu karışımı 15 dakika boyunca uygulamanız  yeterli olacaktır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ltdance.com/argan-yaginin-mucizeleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Superga’nın yeni kreatif direktörü</title>
		<link>http://www.ltdance.com/superganin-yeni-kreatif-direktoru</link>
		<comments>http://www.ltdance.com/superganin-yeni-kreatif-direktoru#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Mar 2012 06:46:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[direktörü]]></category>
		<category><![CDATA[kreatif]]></category>
		<category><![CDATA[Superga’nın]]></category>
		<category><![CDATA[yapıyor]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Superga’nın renklerini Alexa Chung belirleyecek İtalya’nın köklü ayakkabı markası Superga’nın, yüzüncü yılında gerçekleştirdiği özel kampanyasında işbirliği yaptığı Alexa Chung, markanın 2012 ilkbahar – yaz kampanyasının da kreatif direktörü oldu. Superga’nın 2012 ilkbahar – yaz kampanyasının bütün detaylarının teslim edildiği Alexa Chung, markanın temsil ettiği eğlenceli ve keyifli yaşam stilini fotoğrafçı Guy Aroche ile birlikte hayata<a href="http://www.ltdance.com/superganin-yeni-kreatif-direktoru"> <br /><br /> (Read More...)</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Superga’nın renklerini Alexa Chung belirleyecek</p>
<p>İtalya’nın köklü ayakkabı markası Superga’nın, yüzüncü yılında gerçekleştirdiği özel kampanyasında işbirliği yaptığı Alexa Chung, markanın 2012 ilkbahar – yaz kampanyasının da kreatif direktörü oldu.</p>
<p><span id="more-88"></span><br />
Superga’nın 2012 ilkbahar – yaz kampanyasının bütün detaylarının teslim edildiği Alexa Chung, markanın temsil ettiği eğlenceli ve keyifli yaşam stilini fotoğrafçı Guy Aroche ile birlikte hayata geçirecek. Kişisel stiline uyarlayarak markanın çok yönlülüğünü ortaya çıkartmak için Superga’nın en ünlü modeli 2750 ile çalışacak olan Chung, Superga’yı kanvas ayakkabıda tek seçenek yapmayı hedefliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ltdance.com/superganin-yeni-kreatif-direktoru/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nakillerin  kahramanları</title>
		<link>http://www.ltdance.com/nakillerin--kahramanlari</link>
		<comments>http://www.ltdance.com/nakillerin--kahramanlari#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Mar 2012 07:22:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[kahramanları]]></category>
		<category><![CDATA[Nakillerin]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Nakillerin görünmez kahramanları Türkiye’nin ve dünyanın konuştuğu rahim, yüz ve çift kol nakillerinin görünmez kahramanları Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri, Türkiye’de ilk yüz nakli yapılan Uğur Acar ve ölümün kıyısından dönen Türkiye’de ikinci çift kol nakli yapılan Atilla Kavdır’ın yoğun bakım günlerini anlattı. Dünyanın kadavradan ilk rahim naklini Prof.<a href="http://www.ltdance.com/nakillerin--kahramanlari"> <br /><br /> (Read More...)</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nakillerin görünmez kahramanları</p>
<p>Türkiye’nin ve dünyanın konuştuğu rahim, yüz ve çift kol nakillerinin görünmez kahramanları Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri, Türkiye’de ilk yüz nakli yapılan Uğur Acar ve ölümün kıyısından dönen Türkiye’de ikinci çift kol nakli yapılan Atilla Kavdır’ın yoğun bakım günlerini anlattı.</p>
<p><span id="more-87"></span></p>
<p>Dünyanın kadavradan ilk rahim naklini Prof. Dr. Münire Akar ile birlikte gerçekleştirdikten sonra Türkiye’nin ilk yüz ve çift kol nakli ameliyatlarının altına da imzasını atan AÜ Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan’ın başarısının tamamlayıcı unsuru, yaşamla ölüm arasında gidip gelen hastaların hayatta kalmasını sağlayan AÜ Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri oldu.</p>
<p><!--more--></p>
<p>Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Atilla Ramazanoğlu, Doç. Dr. Murat Yılmaz ve Doç. Dr. Melike Cengiz, özellikle çift kol nakli yapılan Atilla Kavdır ve diğer hastalara uygulanan tedavileri anlattı. Atilla Kavdır’ın ameliyatın ardından ciddi bir yoğun bakım süreci geçirdiğini söyleyen Prof. Dr. Ramazanoğlu, tüm ana bilim dallarının işbirliğiyle Kavdır’ı 22’nci günden itibaren servise çıkarabildiklerini söyledi.</p>
<p><!--more--> </p>
<p>&quot;ELİMİZ HASTALARIN ÜZERİNDE&quot;</p>
<p><!--more--> </p>
<p>1993 yılında 3 yatak ile kurulan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım servisinin bugün 25 yatakla hizmet vermeye devam ettiğini aktaran Prof. Dr. Ramazanoğlu, yılda yaklaşık 1300 hastaya yoğun bakım uyguladıklarını belirtti. Yoğun bakımlarda organ nakli yapılan hastaların önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Prof. Dr. Ramazanoğlu, &quot;Hastanın yoğun bakımda kalma süresinin uzaması işlerin kötü gittiği anlamına gelmemelidir. Önemli olan elinizin hastanın üzerinde olmasıdır. Sürekli hastanızın herşeyi ile çok yakından ilgilenmeniz gerekir. Yoğun bakımda her hastanın bir doktoru olması gerekmektedir&quot; dedi.</p>
<p><!--more--> </p>
<p>&quot;HEMŞİRE SAYIMIZ ÇOK AZ&quot;</p>
<p><!--more--> </p>
<p>Dünyadaki yoğun bakım ünitelerinin ciddi anlamda enfeksiyon sorunu yaşadığını dile getiren Prof. Dr. Atilla Ramazanoğlu, enfeksiyon riskinin önlenmesinde hemşire sayısının önemine dikkati çekti. Yoğun bakımların altyapısının iyi yapılmasının yanında hemşire sayısının da artırılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ramazanoğlu, &quot;2 yoğun bakımımız var. Hemşire sayımız 31. Bu gerçekten yeterli değil. Özellikle gece nöbetlerinde zaman zaman 5 yatağa bir hemşiremiz kalıyor. Bizim en az 50 hemşiremiz olması gerekiyor&quot; diye konuştu.</p>
<p><!--more--> </p>
<p>&quot;MORAL MOTİVASYONLA ÇALIŞIYORUZ&quot;</p>
<p><!--more--> </p>
<p>Prof. Dr. Ramazanoğlu, yoğun bakımların dışarıdan görüldüğü gibi olmadığını da aktardı. Prof. Dr. Ramazanoğlu, &quot;Dünyanın hiçbir duygusu sizin kaybedilebilecek bir hastayı yoğun bakımdan taburcu etmenizdeki mutluluğu veremez. Yoğun bakımlarda kaybettiğimiz hastalar da oluyor ama birçok hastayı da taburcu edebiliyoruz. Bu bizler açısından çok önemli. Moral motivasyonla çalışıyoruz. Atilla Kavdır’ın taburcu olduğu günkü duyduğum hazzı kelimelerle ifade etmek mümkün olmayacaktır. Yoğun bakımlar ölümlerin geciktirildiği yerler olmamalıdır&quot; ifadelerini kullandı.</p>
<p><!--more--> </p>
<p>ATİLLA’NIN BAŞINDA 72 SAAT</p>
<p><!--more--> </p>
<p>72 saat yoğun bakımdan çıkmayıp çift kol nakilli hasta Atilla Kavdır’ın hayatta kalması için mücadele veren Doç. Dr. Murat Yılmaz ise Kavdır’ın yoğun bakımdaki ilk haftasında ölümle yaşam arasındaki ince çizgiden döndüğünü söyledi. Kavdır’da ilk hafta ciddi kanama ve böbrek sorunlarıyla karşılaştıklarını kaydeden Doç. Dr. Murat Yılmaz, &quot;3 gün boyunca Atilla’nın başından ayrılmadım. Antalya’da yapılan ilk karaciğer nakli yapılan hastamız da 6 yaşındaydı. Ben onun başından da 2 gün gitmemiştim. Biz hastalarımızla yatıp kalkarak başarıyı sağlıyoruz. Evimize gittiğimizde de burayı terk etmiyoruz. En ufak değişiklikten sürekli haberdar ediliyoruz. Ben başarının bu şekilde geldiğine inanıyorum&quot; diye konuştu.</p>
<p><!--more--> </p>
<p>HASTALARA GÖZÜMÜZ GİBİ BAKIYORUZ</p>
<p><!--more--></p>
<p>’Öğretim üyesi Doç. Dr. Melike Cengiz de yoğun bakım hastalarının bir bütün olarak değerlendirildiğini ve ekip halinde görüldüğünü vurguladı. Yoğun bakım hastalarının 7 gün 24 saat izlenmesi gerektiğini dile getiren Doç. Dr. Melike Cengiz, &quot;Biz hastaları hep kabullenip gözümüz gibi bakarak iyileştirebiliyoruz&quot; dedi.</p>
<p><!--more--><br />
TÜRKİYE’NİN İLKLER</p>
<p><!--more--><br />
Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Estetik Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan ve ekibi, Türkiye’nin ilk yüz ve çift kol nakli ile dünyada kadavradan ilk rahim naklini gerçekleştirdi.</p>
<p><!--more--><br />
Muğla’nın Milas İlçesi’nde motosikletiyle geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden 23 yaşındaki Fatih Demirel’in iki kolu, 25 Eylül 2010’da, Aydın’da 2008 yılında iki kolunu dirsek altından mısır silaj makinesine kaptıran 29 yaşındaki Cihan Topal’a nakledildi. Bu operasyon, Türkiye’nin ilk çift kol nakli olarak tıp literatürüne geçti.</p>
<p><!--more--><br />
Prof. Dr. Özkan başkanlığındaki ekip, 9 Ağustos 2011’de de 21 yaşındaki Derya Sert’e 7 saat süren operasyon sonunda dünyanın ilk kadavradan rahim naklini yaptı. Daha önce birçok ülke doktorlarının canlı vericiden denediği, fakat başarılı olamadığı rahim naklini bu kez kadavradan alarak yapan ekip dünya tıp literatürüne girdi. Derya Sert’e, nakilden önce uygulanan tüp bebek işlemiyle hazır bekletilen dondurulmuş embriyo bu yıl Ağustos ayında nakledilecek ve hamile kalacak.</p>
<p><!--more--><br />
Geçen 21 Ocak’ta da aynı hastanede dünyanın ilk üçlü uzuv nakli yapıldı. Uşak’ta tren çarpması sonucu beyin ölümü gerçekleşen ve ailesi tarafından organları bağışlanan 6 çocuk babası, tekstil işçisi, 39 yaşındaki Ahmet Kaya’nın yüzü Türkiye’de ilk defa yapılan ameliyatla mermer işçisi 19 yaşındaki Uğur Acar’a kolları ve sağ bacağı ise belediye temizlik işçisi 34 yaşındaki Atilla Kavdır’a nakledildi. Kılcal damarlar nedeniyle uyum sorunu yaşayan ve morarma görülen bacak ertesi gün ameliyatla alındı. Sağlık durumu iyi olan Uğur Acar taburcu edilirken, Atilla Kavdır’ın tedavisi ise hastanede sürüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ltdance.com/nakillerin--kahramanlari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

